İtiraz sonrası takip ne olur?
Genel haciz yoluyla ilamsız takipte borçlunun süresinde yaptığı itiraz, itiraz edilen kısım yönünden takibin ilerlemesini durdurur. Bu durum borcun kesin olarak bulunmadığına karar verildiği anlamına gelmez. Alacaklının takibi sürdürmek veya alacağını yargı yoluyla istemek için uygun başvuru yolunu seçmesi gerekir.
İtirazın borcun tamamına mı, bir kısmına mı, faize mi yoksa yetkiye mi yöneldiği önemlidir. Ödeme emri, takip talebi, tebligat ve itiraz dilekçesi birlikte okunmalıdır. Takip dosyasındaki bir usul sorunu giderilmeden yalnızca sözleşmenin içeriğine odaklanmak yeterli olmayabilir.
İtirazın iptali ve kaldırılması ayrımı
İtirazın iptali davasında alacağın varlığı genel yargılama kurallarıyla incelenir. Görevli mahkeme alacağın kaynağına göre belirlenir; ticari, tüketici veya iş ilişkilerinde farklı görev kuralları gündeme gelebilir. Bu dava her durumda icra mahkemesinde açılmaz.
İtirazın kaldırılması ise İİK m.68 ve devamındaki nitelikleri taşıyan belgelerle başvurulabilen ayrı bir yoldur. Belge koşulları ve başvuru süresi farklıdır. Alacaklının elinde herhangi bir yazılı belge bulunması bu yolun mutlaka kullanılabileceği anlamına gelmez.
Bir yıllık sürenin anlamı
İİK m.67 uyarınca itirazın iptali davası, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılabilir. İtirazın yapıldığı tarih ile alacaklıya tebliğ tarihi farklı olabilir. Dosyadaki tebligatın gerçekten neyi bildirdiği ve usulüne uygunluğu kontrol edilmelidir.
Bu sürenin kaçırılması her durumda alacağın kendisinin yok olması anlamına gelmez; genel hükümlere göre alacak davası hakkı saklı olabilir. Ancak takip ve tazminat bakımından aynı sonuçlar korunmayabilir. Alacağın kendi zamanaşımı ve varsa arabuluculuk sürecinin süreye etkisi ayrı hesaplanmalıdır.
İcra inkâr tazminatı ne zaman gündeme gelir?
Alacağın kabul edilmesi tek başına bütün dosyalarda icra inkâr tazminatı verilmesini gerektirmez. Talep, itirazın haksızlığı ve alacağın belirli veya belirlenebilir olması gibi koşullar incelenir. Kanundaki şartlar oluştuğunda hükmolunan tutar üzerinden yüzde yirmiden az olmamak üzere tazminat gündeme gelebilir.
Alacaklının haksız ve kötü niyetli takibi halinde karşı taraf lehine tazminat da söz konusu olabilir. Bu nedenle istenen anapara, faiz başlangıcı ve oranı, ödeme mahsupları ve sözleşme dayanağı baştan kontrol edilmelidir. Tazminat, her itiraz eden borçluya otomatik uygulanan bir ceza değildir.
Dilekçe ve delil düzeni
Dava hazırlığında alacağın hangi işlemden doğduğu, ne zaman muaccel olduğu ve hangi ödemelerin yapıldığı gösterilir. Sözleşme, teslim belgeleri, faturalar ve hesap hareketleri birbirini desteklemelidir. Fatura düzenlenmesi tek başına bütün dosyalarda malın teslimini veya hizmetin verildiğini kanıtlamaz.
Parasal uyuşmazlığın türüne göre dava öncesi arabuluculuk koşulu ayrıca kontrol edilir. Talep ile takip dosyası arasındaki bağlantı açık kurulmalı, itiraz edilen kalemler ayrı gösterilmelidir. Yargılama giderleri ve karşı vekâlet ücreti ihtimali de dava sonucuna göre doğabilecek kalemlerdir.
Belge kontrol listesi
- Takip talebi ve ödeme emri
- İtiraz dilekçesi ve tebligatlar
- Sözleşme, teslim ve hesap belgeleri
- Ödeme mahsupları ve varsa arabuluculuk tutanağı
Sık sorulan sorular
Kaynaklar ve mevzuat
Bu makale genel bilgilendirme içindir; kişiye özel hukuki görüş veya sonuç garantisi içermez. Uygulanacak hükümler olayın koşullarına ve işlem tarihine göre değişebilir. Güncelleme: 10 Eylül 2026.